İçeriğe atla
AKSOY Gümrük & Lojistik
← Tüm yazılar

13 Haziran 2016

ATA Karnesi ile Geçici İhracat Rehberi

Fuar, sergi ve numune gönderimlerinde ATA Karnesi, eşyanızı vergisiz ve hızlı şekilde geçici olarak yurt dışına çıkarmanın en pratik yoludur.

ATA Karnesi ile Geçici İhracat Rehberi

Bir makine, bir ölçüm cihazı ya da bir sergi standının ürünleri sınırdan geçtiğinde, tıpkı bir yolcu gibi kimliği sorulur: bu eşya nedir, nereden geliyor, ne kadar kalacak, geri dönecek mi? ATA Karnesi, bu soruların hepsini tek bir belgede yanıtlayan, eşyaya sınırlar arasında eşlik eden bir tür pasaporttur. Eşya hangi ülkeye giderse gitsin aynı karneyle işlem görür; her gümrükte yeniden beyan doldurup ayrı ayrı teminat yatırma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Adı da buradan gelir — “ATA”, Fransızca ve İngilizce “geçici kabul” ifadelerinin (Admission Temporaire / Temporary Admission) ortak kısaltmasıdır.

Karnenin çözdüğü sorun tümüyle pratiktir. ATA olmadan, geçici olarak yurt dışına çıkan bir eşya gittiği her ülkede ayrı bir geçici ithalat beyanına ve o ülkenin isteyeceği bir teminata konu olur; birden çok ülke dolaşan bir fuar standı ya da bir çekim ekibi için bu, her sınırda tekrarlanan bir bürokrasi ve nakit yükü demektir. ATA Karnesi bu yükü tek bir belgeye ve tek bir teminata indirger: teminat, eşyanın çıkış ülkesinde, karneyi veren kefil kuruluş üzerinden bir kez tesis edilir ve karnenin geçerli olduğu bütün ülkelerde bu güvence tanınır. Türkiye’de karneyi düzenleyen ve uluslararası kefalet zincirinde kefil sıfatını taşıyan kuruluş TOBB’dur; başvuru, TOBB’a bağlı oda ve borsalar aracılığıyla yapılır.

Hangi eşya için, hangi amaçla

ATA Karnesi her geçici çıkış için değil, belirli kullanım amaçları için tanınır. Uygulamada üç ana grup öne çıkar. Birincisi, fuar ve sergilerde teşhir edilecek eşyadır; standda sergilenip gösteri sonunda geri getirilecek ürünler tipik örnektir. İkincisi, mesleki ekipmandır: yurt dışında bir işi görmek üzere götürülen ölçüm, test, ses, ışık, çekim ve yayın cihazları gibi araç gereç. Üçüncüsü, ticari numunelerdir; potansiyel alıcıya gösterilmek üzere götürülen, satılmayacak örnek ürünler. Bu amaçların ortak paydası, eşyanın yurt dışında tüketilmeden, satılmadan ve değiştirilmeden aynen geri getirilecek olmasıdır. Karne, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası geçici ithalat sözleşmelerine dayanır ve bu sözleşmelere taraf çok sayıda ülkede aynı işlevi görür.

Süreç nasıl işler

ATA’lı bir hareket, birbirini izleyen ve her biri gümrükçe onaylanan aşamalardan oluşur. Karnenin gövdesindeki “koçan” adı verilen dip koçanları, eşyanın her giriş ve çıkışını kayıt altına alır; sürecin doğru yürümesi büyük ölçüde bu koçanların yerli yerinde onaylanmasına bağlıdır.

Başvuru ve genel liste. İşlem, karne başvurusuyla başlar. Başvuruda eşyanın ayrıntılı bir dökümü — cinsi, adedi, ağırlığı ve değeri — “genel liste” olarak hazırlanır. Bu liste karnenin çekirdeğidir; yurt dışında hangi eşyanın çıktığı, geri geldiği ve kapatıldığı hep bu listeye göre denetlenir. Listeye girmeyen bir eşya, karne kapsamında hareket edemez.

Teminat. Kefil kuruluş, karne karşılığında bir teminat ister. Teminatın mantığı şudur: eşya gittiği ülkede geri getirilmez ya da orada satılıp tüketilirse, o ülkenin almaktan vazgeçtiği ithalat vergileri bir alacak olarak gündeme gelir; teminat bu olası alacağı güvenceye alır. Bu nedenle teminat, eşyanın değerine ve gidilecek ülkelerde doğabilecek vergi yüküne göre belirlenir ve banka teminat mektubu ya da nakit olarak tesis edilir.

Türkiye’den çıkış. Karne, çıkış gümrüğünde işlem görür. Gümrük, genel listedeki eşyayı fiilen çıkan eşyayla karşılaştırır ve ihracat koçanını onaylayarak neyin, ne zaman çıktığını sabitler. Bu onay, dönüşte “aynı eşyanın” geri geldiğini kanıtlamanın dayanağıdır; bu yüzden çıkışta eşyanın listeyle birebir örtüşmesi önem taşır.

Yurt dışındaki işlemler. Eşya vardığı ülkede, o ülkenin gümrüğünde karneyle geçici ithalat işlemine tabi tutulur; ilgili koçan orada onaylanır. İş bitip eşya o ülkeden çıkarken yeniden ihracat koçanı onaylanır. Birden çok ülke dolaşılıyorsa her ülke için bu giriş çıkış çifti tekrarlanır; aradaki transit geçişlerde ise transit koçanları kullanılır. Her onay, eşyanın izlediği yolu belgeleyen bir halka oluşturur.

Geri getiriş ve kapatma. Eşya, karnenin geçerlilik süresi içinde Türkiye’ye geri getirilir; giriş gümrüğü yeniden ithalat koçanını onaylar. Koçanlar tam ve tutarlıysa karne kapatılır ve teminat iade edilir. Karnenin ömrü sınırlıdır: geçerlilik süresi uzatılamaz; süregelen bir ihtiyaç varsa çözüm, sürenin uzatılması değil, yeni bir karne (ikame karne) düzenlenmesidir.

Sık yapılan hatalar ve sınır durumları

ATA’nın en çok sorun çıkaran yanı çoğu zaman malın kendisi değil, koçan disiplinidir. Eşya fiilen geri gelmiş olsa bile, yurt dışındaki bir gümrükte yeniden ihracat koçanı onaylatılmamışsa, o ülke eşyanın kendi sınırları içinde kaldığını varsayar ve teminata karşı bir talep doğabilir. Böyle bir durumda karne sahibi, eşyanın gerçekten çıktığını başka delillerle — örneğin Türkiye’ye geri giriş kayıtlarıyla — ispatlamak zorunda kalır. Bu yüzden her sınır geçişinde ilgili koçanın onaylandığından emin olmak, sürecin en kritik alışkanlığıdır.

İkinci sık hata, karnenin kapsamını zorlamaktır. ATA yalnızca aynen geri gelecek eşya içindir; yurt dışında satılan, tüketilen, sarf edilen ya da işlemden geçirilip niteliği değişen eşya karne kapsamında değerlendirilemez. Bir fuarda sergilenip orada satılan ürün ya da yurt dışında tamir edilerek özellikleri değişen bir cihaz, ATA’nın dışına çıkar ve normal ihracat/ithalat işlemlerine tabi olur.

Üçüncüsü, süre ve ülke kabulüdür. Geçerlilik süresi aşılırsa ya da eşya hiç geri getirilmezse, gidilen ülkenin vergileri ve gecikmeye bağlı yükümlülükler teminattan karşılanır; bu, karne sahibine rücu edilen gerçek bir maliyettir. Ayrıca her ülke, her eşya grubunu ATA kapsamında kabul etmeyebilir ya da ek belge isteyebilir; bu nedenle gidilecek ülkenin uygulamasının başvurudan önce kontrol edilmesi gerekir.

Tersten bakış: Türkiye’ye geçici giriş

ATA Karnesi tek yönlü bir belge değildir; yabancı bir eşya da aynı karneyle Türkiye’ye geçici olarak girebilir. Bu durumda eşya, aynen geri çıkacak nitelikte olduğu için Türkiye’de tam muafiyetle, yani ithalat vergileri alınmadan geçici ithalat rejimine konu olur. Bu, geçici ithalat rejiminin diğer ayağından — kısmi muafiyetten — ayrılır. Kısmi muafiyet, tam muafiyet koşullarını taşımayan eşya için işler ve vergi tümüyle değil, kademeli olarak alınır: 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 133’üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, eşyanın serbest dolaşıma girmiş olması hâlinde alınacak ithalat vergilerinin, eşyanın geçici ithalat rejimi altında kaldığı her ay için %3’ü tahsil edilir. ATA kapsamındaki fuar, sergi, mesleki ekipman ve numune türü eşya ise bu kademeli tahsilatın dışında, tam muafiyet çatısı altında hareket eder.

Bu iki yön birlikte düşünüldüğünde ATA’nın işlevi netleşir: aynen geri gelmek üzere kısa süreliğine yer değiştiren eşya için, hem çıkışta hem girişte tek bir belge, tek bir teminat ve tanıdık bir işlem düzeni sağlar. Karnenin usulüne uygun kapatılması ve teminatın iadesi de, bütün koçanların eksiksiz ve tutarlı biçimde onaylanmış olmasına bağlıdır.

Bu konuda destek mi arıyorsunuz?