İçeriğe atla
AKSOY Gümrük & Lojistik
← Tüm yazılar

21 Ekim 2016

FCL ve LCL Nedir? Konteyner Taşımacılığında Doğru Seçim

Denizyolu taşımacılığında tam konteyner (FCL) ile parsiyel (LCL) arasındaki farklar ve hangisinin sizin yükünüz için uygun olduğu.

FCL ve LCL Nedir? Konteyner Taşımacılığında Doğru Seçim

Bir sevkiyatı planlarken verilmesi gereken ilk kararlardan biri, yükün bir konteyneri tek başına dolduracak hacimde olup olmadığıdır. Konteynerin tamamını dolduran ya da doluya yakın partiler için tam konteyner taşıma neredeyse her zaman doğru tercihtir; buna karşılık birkaç paletlik, birkaç metreküplük küçük bir yük söz konusuysa, kendi başına bir konteyner kiralamak yerine yükü başka firmaların malıyla aynı konteynerde birleştiren parsiyel taşıma devreye girer. Seçim çoğu zaman bu kadar nettir; asıl karar, arada kalan hacimlerde iki yöntemin maliyet ve süre farklarını doğru tartmakta düğümlenir.

FCL — Tam konteyner

FCL (Full Container Load), konteynerin tamamının tek bir yükletene tahsis edilmesidir. Konteyner yükleme noktasında doldurulur, mühürlenir ve boşaltma limanına kadar açılmadan taşınır. Bu yapının iki temel avantajı vardır. Birincisi, eşya baştan sona tek elden taşındığı için elleçleme adımı azdır; başka yüklerle karışma, birbirine zarar verme ya da yanlış ayrıştırma riski düşüktür. İkincisi, konsolidasyon ve dağıtım gibi ara işlemler bulunmadığından teslim takvimi daha öngörülebilirdir. Navlun, metreküp başına değil konteyner başına sabit bir bedel üzerinden hesaplanır; bu yüzden konteyner ne kadar dolu taşınırsa metreküp başına düşen maliyet o kadar geriler. Yük hacmi konteyner kapasitesine yaklaştıkça FCL, hem birim maliyet hem de hız bakımından rakipsiz hâle gelir.

LCL — Parsiyel taşıma

LCL (Less than Container Load), tek başına bir konteyneri dolduramayan yüklerin bir konsolidasyon merkezinde başka gönderilerle aynı konteynerde birleştirilmesi, varış noktasında ise ayrıştırılarak ilgili alıcılara dağıtılması esasına dayanır. Ödeme, kapladığınız hacme (metreküp) ya da ağırlığa göre, hangisi yüksekse onun üzerinden yapılır; sektörde bu, ağırlık/hacim esası olarak bilinir. Küçük partiler için LCL’in avantajı açıktır: boş konteyner taşımanın yükünü üstlenmeden yalnızca kullandığınız yer kadar ödersiniz. Bunun karşılığında iki bedel ortaya çıkar. Birincisi zamandır: konsolidasyon ve ayrıştırma adımları teslim süresini uzatır ve takvimi FCL’e göre daha az öngörülebilir kılar. İkincisi elleçlemedir: yükün birden çok kez açılıp taşınması, hasar ve karışma riskini yükseltir. Bu nedenle kırılgan, yüksek değerli ya da sıkı teslim takvimine bağlı yüklerde LCL’in maliyet avantajı, taşıdığı riskle birlikte değerlendirilmelidir.

Kırılma noktası: hangi hacimde hangisi?

LCL’in birim maliyeti sabit değildir; taşınan hacim büyüdükçe metreküp başına ödenen bedel, bir konteynerin tamamı için ödenecek sabit FCL navlununa yaklaşır. Belirli bir hacim eşiğinin üzerinde LCL, FCL’den daha pahalı hâle gelir; çünkü artık neredeyse bir konteyner dolusu yük için, üstüne konsolidasyonun ek maliyetiyle birlikte ödeme yapıyorsunuzdur. Bu eşik güzergâha, sezona ve navlun piyasasına göre değiştiğinden her sevkiyat için ayrıca hesaplanmalıdır. Pratikte yük bir konteynerin yaklaşık yarısına ulaştığında iki seçeneğin toplam maliyetini yan yana koymak gerekir; bu noktada çoğu zaman FCL hem daha ucuz hem daha hızlı çıkar. Karar yalnızca navluna değil; teslim süresine, yükün hassasiyetine ve elleçleme toleransına da bağlıdır.

FCL ile LCL arasındaki seçim yalnızca lojistik bir tercih değildir; ödenecek verginin matrahını da etkiler. İthalatta gümrük vergileri eşyanın gümrük kıymeti üzerinden hesaplanır ve bu kıymete taşıma gideri de dahildir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 27’nci maddesi uyarınca, eşyanın Türkiye’ye giriş yerine kadarki nakliye, sigorta ve elleçleme giderleri gümrük kıymetine eklenir. Bu, FCL’de konteyner navlununun, LCL’de ise metreküp başına navlunla birlikte konsolidasyon ve elleçleme masraflarının — giriş yerine kadarki kısmıyla — matraha gireceği anlamına gelir. İki yöntemin navlun yapısı farklı kurulduğu için, gümrük kıymeti hesabına da farklı biçimde yansırlar.

Buna karşılık eşyanın giriş yerine varışından sonraki yurt içi taşıma gideri, aynı Kanunun 28’inci maddesi uyarınca — faturada ayırt edilebilmesi koşuluyla — gümrük kıymetine dahil edilmez. Bu yüzden özellikle kapıdan kapıya taşımalarda, giriş yerine kadarki navlun ile giriş yerinden sonraki yurt içi taşımanın belgede ayrıştırılması, kıymetin doğru kurulması bakımından önem taşır.

Navlun veya sigorta belgesinin ibraz edilemediği durumlar için mevzuat bir çözüm öngörür. Gümrük Yönetmeliği’nin 51’inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, navlun makbuzu veya sigorta poliçesinin ibrazının mümkün olmadığı hâllerde, vergi kaybı bulunmaması kaydıyla ithal eşyasının FOB kıymetinin %10’u navlun ve %3’ü sigorta bedeli olarak fiyata eklenir. Çok sayıda gönderinin birleştirildiği LCL sevkiyatlarında navlunun her partiye doğru biçimde dağıtılıp belgelenmesi, bu emsal uygulamaya başvurmadan gerçek gidere göre beyan yapabilmek açısından ayrıca önemlidir.

Seçimi belirleyen unsurlar

Doğru yöntem tek bir ölçüte değil, birkaç unsurun birlikte değerlendirilmesine bağlıdır: yükün hacmi ve ağırlığı, teslim süresindeki esneklik, eşyanın kırılganlığı ve değeri, sevkiyatın düzenli mi yoksa tek seferlik mi olduğu. Hacmi yüksek, zaman önceliği bulunan ve elleçlemeye duyarlı yükler FCL’e; küçük, düzenli ve zaman esnekliği olan partiler LCL’e daha uygundur. Arada kalan hacimlerde karar, her sevkiyatın navlun, süre ve gümrük kıymeti etkilerinin birlikte hesaplanmasıyla verilir.

Aşağıdaki karşılaştırma, aynı ölçütlerde iki yöntemin nasıl ayrıştığını yan yana özetler:

  • Yük hacmi ve ağırlığı: FCL, konteyneri dolduran ya da doluya yakın partiler için uygundur; LCL, tek başına bir konteyneri dolduramayan küçük partiler içindir.
  • Navlun yapısı: FCL’de bedel konteyner başına sabittir ve konteyner doldukça birim maliyet geriler; LCL’de ödeme, kapladığınız hacim ya da ağırlıktan hangisi yüksekse onun üzerinden yapılır.
  • Teslim süresi ve öngörülebilirlik: FCL’de ara işlem bulunmadığından takvim daha hızlı ve öngörülebilirdir; LCL’de konsolidasyon ve ayrıştırma adımları süreyi uzatır ve öngörülebilirliği düşürür.
  • Elleçleme ve hasar riski: FCL mühürlü olarak tek elden taşındığından karışma ve hasar riski düşüktür; LCL’de yükün birden çok kez açılıp taşınması bu riski artırır.
  • Eşyanın kırılganlığı ve değeri: Kırılgan, yüksek değerli ya da sıkı teslim takvimine bağlı yükler FCL’e; dayanıklı ve standart yükler LCL’e daha yatkındır.
  • Sevkiyatın niteliği: Düzenli ve yüksek hacimli akışlar FCL’e; küçük, seyrek ve zaman esnekliği olan tek seferlik partiler LCL’e uygundur.

Bu konuda destek mi arıyorsunuz?