İçeriğe atla
AKSOY Gümrük & Lojistik
← Tüm yazılar

4 Kasım 2015

Geçici İthalat Rejimi: Eşyayı Vergisiz Getirmek

Belirli bir amaç ve süreyle ülkeye getirilen eşyanın tam veya kısmi vergi muafiyetiyle ithal edilip yeniden ihraç edilmesini sağlayan rejim.

Geçici İthalat Rejimi: Eşyayı Vergisiz Getirmek

Bir eşyanın gümrük bölgesine girmesi, her zaman o eşyanın burada kalacağı anlamına gelmez. Bir kısım eşya, belirli bir işi görmek üzere gelir; işi bitince geldiği gibi geri çıkar. Bir fuarda sergilenecek stant malzemesi, bir sahada denenecek iş makinesi, bir çekim için getirilen kamera ekipmanı ya da kısa süreliğine kiralanan bir cihaz, ülkeye yerleşmek için değil, tanımlı bir amaç ve süre için gelir. Bu tür eşyayı, ülkede kalıcı olarak kullanılıp tüketilecek bir ithalat gibi baştan tam vergilendirmek, hem işlemin ekonomik gerçeğine hem de uluslararası ticaretin olağan işleyişine aykırı olurdu. Geçici ithalat rejimi tam da bu aralığı düzenler: eşyanın vergilerini, o eşya geri çıkacağı için ya hiç almaz ya da yalnızca ülkede kaldığı süreyle orantılı olarak alır.

İki muafiyet, tek mantık

Rejim iki farklı muafiyet biçimiyle işler. Tam muafiyet, ithalat vergilerinin hiç alınmadığı hâldir; bunun yerine, eşya geri çıkarılmazsa doğacak vergiyi karşılamak üzere teminat alınır. Fuar ve sergi eşyası, meslek icrası için getirilen profesyonel ekipman, ticari numuneler, test ve deneme amaçlı belirli eşya gibi mevzuatın tek tek saydığı kategoriler bu kapsamda değerlendirilir. Kısmi muafiyet ise tam muafiyet koşullarını taşımayan, ama yine de geri çıkarılacak eşya için öngörülmüştür; burada eşya rejim altında kaldığı sürece vergi belirli bir oranda ve düzenli olarak tahsil edilir.

İki biçimin ortak paydası aynıdır: eşya, girdiği hâliyle — yani aynen — geri çıkacaktır. Rejimin bütün kuralları bu tek şartın etrafında kurulur. Eşya üzerinde, kullanımdan doğan olağan yıpranma dışında bir değişiklik yapılamaz; eşya işlenip başka bir ürüne dönüştürülemez, tüketilemez, satılamaz. Amaç, ülkeye giren nesnenin kimliğini koruyarak süresi dolduğunda çıkışını sağlamaktır. Bu yönüyle geçici ithalat, eşyayı ülkeye katan değil, ödünç alınmış gibi kullanıp geri veren bir rejimdir.

Süreç nasıl ilerler

Rejim, başvuru ve izinle başlar. Yükümlü, eşyayı geçici ithalat rejimine tabi tutmak istediğini beyan eder; gümrük idaresi, eşyanın rejime uygunluğunu ve öngörülen kullanım amacını değerlendirerek izin verir. İzinde iki unsur belirleyicidir: eşyanın hangi amaçla kullanılacağı ve ne kadar süreyle ülkede kalacağı. Bu iki unsur, rejimin bütün ömrü boyunca çerçeveyi oluşturur; sonradan yapılan her işlem, izindeki amaç ve süreyle karşılaştırılarak değerlendirilir.

İzinle birlikte teminat gündeme gelir. Alınmayan — ya da kısmi muafiyette henüz tahsil edilmemiş — vergilerin devlet açısından güvence altına alınması için, bu vergilere karşılık gelen tutarda teminat verilir. Teminat, rejimin amaç dışına taşması ya da eşyanın geri çıkarılmaması ihtimaline karşı bir güvencedir; eşya süresinde ve usulünce geri çıkarıldığında çözülüp yükümlüye iade edilir. Bu yüzden teminatın izlenmesi, sürecin ihmal edilmemesi gereken parçalarından biridir.

Süre, rejimin en kritik değişkenidir. Gümrük idaresi, kullanım amacının gerektirdiği süreyi izinde belirler; bu süre, amacın makul biçimde gerçekleşmesine yetecek uzunlukta saptanır ve mevzuatın öngördüğü azami sınırı aşamaz. Amaç sürüyorsa süre, gerekçeli talep üzerine uzatılabilir. Belirleyici olan, uzatmanın süre dolmadan istenmesidir; süre bir kez aşıldığında artık uzatma değil, ihlalin sonuçları konuşulur.

Rejimin “aynen geri çıkma” şartı, ancak giren eşyanın çıkan eşyayla aynı olduğu kanıtlanabildiğinde işleyebilir. Bu yüzden gümrük idaresi, girişte eşyanın kimliğini saptamaya yönelik ayniyet tedbirleri alır: seri ve şasi numaralarının kayda geçirilmesi, marka ve model bilgilerinin beyanname eklerine işlenmesi, gerektiğinde fotoğraf, numune ya da mühür uygulanması bu tedbirler arasındadır. Çıkışta aynı tespit unsurları karşılaştırılır ve eşyanın rejime giren eşyayla özdeş olduğu doğrulanır. Ayniyeti belirlenemeyen eşyada rejimin usulünce kapatılması güçleşir; bu nedenle giriş anındaki kayıt titizliği, sürecin sonraki adımlarını doğrudan belirler.

Kısmi muafiyette vergi nasıl hesaplanır

Kısmi muafiyet, rejimin sayısal olarak en somut yanıdır. Burada eşya vergisiz gelmez; ülkede kaldığı her ay için verginin bir bölümü tahsil edilir. 4/11/1999 tarihli ve 23866 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 133’üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalatta alınacak ithalat vergileri; eşyanın rejime tabi tutulduğu tarihte serbest dolaşıma girmiş olsaydı ödenmesi gerekecek verginin, eşyanın rejim altında kaldığı her ay için %3’ü olarak belirlenmiştir.

Bu oransal yapının kendi içinde bir sınırı vardır: kısmi muafiyet kapsamında ay ay tahsil edilen toplam vergi, eşya rejime girdiği tarihte doğrudan serbest dolaşıma sokulsaydı ödenecek olan toplam vergiyi aşamaz. Yani birikerek artan tahsilat, hiçbir zaman eşyanın “tümden ithal edilmiş” gibi vergilenmesinden fazlasına ulaşmaz. Bu mekanizma, uzun süre ülkede kalan kiralık bir makinede kullanım süresiyle orantılı, ama tavanı belli bir maliyet doğurur; eşyanın kullanımından beklenen fayda ile ödenen vergi arasında böylece bir denge kurulur.

Rejimin kapatılması

Rejim, eşyanın yeniden ihracıyla — yani ülke dışına çıkarılmasıyla — usulünce kapatılır. Eşya geri çıkarıldığında, tam muafiyette alınan teminat çözülür; kısmi muafiyette ise tahsil edilen aylık vergiler dışında bir yük kalmaz ve fazlaya ilişkin teminat serbest bırakılır. Kapatma her zaman fiziksel çıkışla olmak zorunda da değildir; eşyanın gümrükçe onaylanmış başka bir işlem veya kullanıma tabi tutulması da rejimi sonlandıran yollar arasındadır. Örneğin eşya nihayetinde ülkede kalacaksa, geçici ithalat muafiyeti sona erer ve eşya, o tarihte yürürlükteki kurallara göre serbest dolaşıma girer; bir antrepo rejimine alınması ya da yeniden ihraç edilmek üzere başka bir rejime aktarılması da mümkündür. Her hâlde rejimin, açık bırakılmadan tanımlı bir işlemle kapatılması gerekir.

Süre aşımı ve amaç dışı kullanım

Rejimin çizdiği çerçevenin dışına çıkıldığında sonuç bellidir. Eşya süresi içinde geri çıkarılmaz, izinde belirtilen amacın dışında kullanılır ya da satılır, kiraya verilir veya niteliği değiştirilirse, rejim ihlal edilmiş sayılır. Bu durumda, alınmayan ithalat vergileri gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarih esas alınarak tahsil edilir; gecikmeye bağlı olarak faiz de gündeme gelir. Teminat tam olarak bu ihtimale karşı alındığından, ihlal hâlinde kamunun alacağını karşılamakta kullanılır. Dolayısıyla geçici ithalatta asıl özen eşyayı getirmekte değil, süre ve amaç sınırları içinde kalıp zamanında geri çıkarmaktadır.

ATA Karnesi ile kolaylaştırılmış geçiş

Geçici ithalat ve ihracatın sık yaşandığı belirli eşya için, her ülkede ayrı ayrı beyanname ve teminat işlemiyle uğraşmak yerine tek bir belgeyle hareket etmeyi sağlayan bir araç vardır: ATA Karnesi. Uluslararası bir sözleşmeye dayanan bu karne; fuar eşyası, profesyonel ekipman ve ticari numune gibi kalemlerin taraf ülkeler arasında geçici dolaşımında hem beyanname hem de teminat işlevi görür. Karneyi düzenleyen kefil kuruluşun verdiği güvence, gidilen ülkede ayrıca teminat yatırma zorunluluğunu ortadan kaldırır. Böylece birden çok ülkeye götürülüp geri getirilecek eşyada süreç tek belge üzerinden yürür; eşyanın karnede tanımlı hâliyle geri getirilmesi kuralı ise burada da geçerlidir.

Bu konuda destek mi arıyorsunuz?